|
Bir Tek Şeyden Herşey Yapmak
ve Her Şeyi Birtek Şey Yapmak Kime Mahsusdur ve Nasıl Olur? Hesabsız sikkelerinden, hayat üzerinde koyduğu çok
sikkelerinden şu sikkeye bak ki: "Bir şeyden herşey
yapar, hem herşeyden birtek
şey yapar." Çünki nutfe
suyundan ve hem içilen basit bir sudan, hesabsız âza ve cihazat-ı hayvaniyeyi yapar. İşte birşeyi
herşey yapmak elbette bir Kadîr-i
Mutlak'ın işidir. Hem yenilen hadsiz taamlardan, -o taam ise hayvanî olsun,
nebatî olsun- o müteaddid maddeleri, has bir cisme
kemal-i intizam ile çeviren ve ondan mahsus bir cild
nesceden ve ondan basit cihazları yapan; elbette
bir Kadîr-i Küll-i Şey'dir
ve Alîm-i Mutlak'tır. Evet, Hâlık-ı Mevt ve Hayat,
şu destgâh-ı dünyada, hikmetiyle hayatı öyle bir
kanun-u emriye-i mu'ciz-nüma ile idare ediyor ki, o kanunu tatbik ve icra etmek;
bütün kâinatı kabza-i tasarrufunda tutan bir zâta
mahsustur. İşte
eğer aklın sönmemiş ise, kalbin kör olmamış ise anlarsın ki; bir şeyi kemal-i
sühulet ve intizamla herşey yapan ve herşeyi kemal-i mizan ve intizamla san'atkârane
birtek şey yapan, herşeyin
Sâniine has ve Hâlık-ı Küll-i Şey'e mahsus bir sikkedir. Meselâ görsen: Hârika-pişe bir zât, bir dirhem pamuktan yüz top çuha ve
ipek veya patiska gibi mütenevvi sair kumaşları o tek dirhem pamuktan nescetmekle beraber; helva, baklava gibi çok taamları
dahi ondan yapıyor. Sonra görsen ki o zât, demiri ve
taşı, balı ve yağı, suyu ve toprağı avucuna alır, bir güzel altun yapar. Elbette kat'iyyen
hükmedeceksin ki o zât, öyle kendine has bir san'ata mâliktir; bütün anasır-ı arziye,
onun emrine müsahhar ve bütün mevalid-i
türabiye, onun hükmüne bakar. Evet
hayattaki tecelli-i kudret ve hikmet, bu misalden bin derece daha acibdir. *
* * Detaylı bilgi için ispartanur@ispartanur.net |